TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
able: | [sıfat] yapabilen, muktedir, gücü yeten, yetenekli, beceri gerektiren, ebilen | |
able bodied: | güçlü kuvvetli, sağlam, askerliğe uygun | |
able bodied seaman: | usta gemici | |
able to meet competitions: | rekabet edebilir | |
able to earn: | çalışabilir | |
able to exist: | var olmaya muktedir | |
able to pay: | ödeyebilir | |
able to copulate: | muktedir | |
able to inherit: | tevarüs edebilir | |
able to devise property: | mal mülk vasiyet edebilir | |
able to meet competition: | rekabet edebilir |