TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| daha sonra: | later, later on, after, afterward, afterwards, subsequently, subsequent to, by and by, next |
| daha sonra fiyatlar yükseldiğinde kârla satmak: | [fiil] to bull the market |
| daha sonra görüşmek üzere.: | See you later. |
| daha sonra ödeyebilir miyim: | Can I pay later |
| daha sonra tekrar geleceğim.: | I will come back later. |
| daha sonra mağaza perakendecilerin yaptıkları satışlardan bir yüzde alır: | in-store concession |
| daha sonra yenmek üzere yiyecekleri kısmen ya da tamamen önceden pişirmek: | [fiil] to precook |