TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
every: | [sıfat] her, bütün, her bir, her türlü | |
every day: | her gün | |
every bit: | tamamı, her parçası, tam olarak | |
every damned one: | herkes | |
every dog has it's day: | herkesin şansı bir gün güler | |
every man jack: | herkes | |
every now and then: | [zarf] arada bir | |
every time: | her zaman, hep, daima | |
every packet must be clearly labeled: | her ambalaj üstünde okunaklı etiket bulunacaktır | |
every man for himself and the devil take the hindmost: | herkes kendi başının çare sine baksın | |
every now and then: | arada sırada, ara sıra |