TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| flush: | [isim] kızarma, kırmızılık, sifon, su fışkırması, heyecan, coşkunluk, taşkınlık, ateş [tıp.], hararet, floş (poker), renk, aşırı cömertlik |
| flush: | [fiil] yüzü kızartmak, heyecanlandırmak, coşturmak, yüzü kızarmak, heyecanlanmak, fışkırmak, sifonu çekmek, düzlemek, boşlukları doldurup sıvamak, kanatlanıp uçmak, uçmak, kaçırmak (kuş) |
| flush: | [sıfat] düz, çıkıntısız, bir hizada, gömme, ankastre, ağzına kadar dolu, bol, paralı, cömert |
| flush: | Yüz ve boynun kızarması. |
| flush (buffer: | temizlemek, bosaltmak (bellek) |
| flush of orders: | sipariş yağmuru |
| flush rivet: | yalama perçin |
| flush tank of a toilet: | rezervuar |