TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| gelecekte: | in the future, in future, in times to come, hereafter, hereinafter, some day, some time |
| gelecekte olacak şey: | future |
| gelecekte yer alması olası şeyler: | [isim] future prospects |
| gelecekte elde edilecek fırsatlar: | [isim] future prospects |
| gelecekte ele geçecek fırsatlar: | [isim] future prospects |
| gelecekte bazı koşulların ortaya çıkması ile doğabilecek zararları karşılamak amacıyla ayrılan karşılık: | contingent reserve |
| gelecekte yapılması olası masraf: | contingent expenses |
| gelecekte elde edilecek emlak: | future property |
| gelecekte yapılacak masraflar: | [isim] future expenses |
| gelecekte ödenecek giderler: | [isim] future costs |
| gelecekte iktisap edilecek mülk: | future-acquired property |