TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| jump: | [isim] atlama, sıçrama, zıplama, hoplama, fırlama, artış, geri tepme, boşalma sayısı |
| jump: | [fiil] atlamak, sıçramak, hoplamak, zıplamak, fırlamak, atlatmak, sıçratmak, ürkmek, zonklamak, eğlenceli olmak, sevişmek, ilişkiye girmek |
| jump (to): | atlamak |
| jump at: | üzerine atlamak, can atmak, çatmak |
| jump bail: | kefalet hakkını kötüye kullanıp kaçmak |
| jump out of the frying pan into the fire: | yağmurdan kaçarken doluya tutulmak |
| jump on: | saldırmak, çatmak, çıkışmak |
| jump in costs: | maliyetlerde ani artış |
| jump in crime: | suç işleme oranında ani artış |
| jump in orders: | siparişlerde ani artış |
| jump in prices: | fiyatlarda ani artış |
| jump in sales: | satışlarda ani artış |