TELAFFUZKELİMEANLAM
past:[isim]  geçmiş, geçmiş zaman, mazi
past:[sıfat]  geçmiş, önceki, eski, geçen
past:[zarf]  geçecek şekilde
past:[edat]  geçe, geçkin, ötesinde, öte, yanından geçerek
past cure:ilerlemiş, çaresiz, ümitsiz
past tense:geçmiş zaman
past generations:[isim]  geçmiş kuşaklar
past consideration:geçmişte dolayısıyla da sözleşmeden önce yapılmış ödemeler, karşılıksız, ivazsız, bedelsiz
past president:sabık başkan
past perfect:dili geçmiş zamanın hikâyesi
past services:[isim]  geçmiş hizmetler
past due interest:vadesi geçen faiz, ceza faizi, temerrüt faizi
past master:üstât, erbap
past redress:çaresiz, düzeltilemez



[ son aranan 10 kelime: çağdaş yaşamın gerginliğini çekmek | go metric | garnizon komutanı | birinin nasırına basmak | birikmiş kira | tickets | hayaller | fiyata hangi hizmetlerin dahil olduğunu gösteren liste | bir hastanenin cerrahi bölümü | past ]
cümle çeviri / sözlük / kullanım şartları / bize ulaşın
RoketSozluk.com 2008-2025 - Tüm Hakları saklıdır. 0.0024