TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| representative: | [isim] acenta, temsilci, mümessil, vekil, milletvekili, örnek, tipik örnek |
| representative: | [sıfat] temsil eden, temsilci, temsilen, sembolik, kişileştiren, örnek, tipik, karakteristik |
| representative sample: | temsili ornek |
| representative democracy: | [isim] temsilî demokrasi |
| representative of the press: | basın temsilcisi |
| representative stocks: | [isim] (US) borsada satılan kıymetli kâğıtlar, standart kıymetli kâğıtlar |
| representative men from all classes: | her sınıftan temsilci |
| representative offices abroad: | [isim] dış temsilcilikler |
| representative action: | [isim] (hissedarlar) hissedar davası |
| representative office: | [isim] temsilcilik, mümessillik |
| representative acuse: | davacının kendi çıkarı için ve aynı zamanda kendi statüsünde bulunanların çıkarı için açtığı dava, bir grup adına o grubun üyesi tarafından açılan dava |
| representative firm: | temsilci firma |