TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| spare: | [isim] yedek parça, ihtiyat |
| spare: | [fiil] kıymamak, canını bağışlamak, korumak, öldürmemek, esirgemek, harcamamak, ayırmak, kaçınmak, idareli kullanmak, tutumlu olmak, bağışlanmak |
| spare: | [sıfat] yedek, fazla, boş, az, yetersiz, az kullanan, zayıf, sıska, cimri, eli sıkı, hasis |
| spare hours: | boş zaman |
| spare money: | ihtiyat parası, kara gün parası |
| spare tyres: | [isim] yedek araba lastikleri |
| spare room: | boş oda |
| spare time: | boş zaman, boş vakit |
| spare part: | yedek parça |
| spare part surgery: | organ nakli cerrahisi |
| spare bed: | yedek yatak |
| spare bedroom: | [isim] misafir yatak odası |
| spare man: | yedek adam |