TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to fall behind: | [fiil] geri kalmak, geç kalmak, arkada kalmak, gecikmek |
| to fall behind with an instal l ment: | [fiil] bir taksidi ödemede gecikmek |
| to fall behind in one's studies: | [fiil] derslerde geri kalmak |
| to fall behind schedule: | [fiil] programa göre geç kalmak |
| to fall behind with an instal (l) ment (Br) hire-purchase instal (l) ment: | taksiti ödemede gecikmek taksitli ödemede taksit tutarı |
| to fall behind with one's correspondence: | [fiil] yazışmaları birikmek |
| to fall behind with one's payments: | [fiil] ödemelerinde gecikmek |
| to fall behind with one's rent: | [fiil] kirasını ödemede gecikmek, kiralarını düzenli ödememek |
| to fall behind with one's work: | [fiil] işinde geri kalmış olmak, iş inde geri kalmış olmak |
| to fall behind with an instalment: | [fiil] bir taksidi ödemede gecikmek |